Bir devlet memurunun, memur olma şartlarını taşımadığı halde yanlış veya yanıltıcı beyanlarla atamasının yapıldığı sonradan anlaşılırsa, bu durumun hukuki sonucu ne olur? Bu yanlışlığın idarenin kendi hatasından kaynaklanması halinde durum değişir mi?
657 sayılı DMK'nın 98/b maddesi, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması halinde memurluğun sona ereceğini düzenler. Eğer memur, kasıtlı olarak yanlış, yanıltıcı veya yalan beyanda bulunarak (örneğin sahte diploma ile) atanmışsa ve bu durum sonradan tespit edilirse, idare bu hukuka aykırı işlemi geri alarak memurun görevine son verir. Bu durumda memurun bir kazanılmış hakkı söz konusu olmaz. Ancak, memurun bir kusuru olmaksızın, atama şartlarındaki bir eksiklik tamamen idarenin kendi hatasından (yanlış hesaplama, yanlış yorumlama vb.) kaynaklanıyorsa ve aradan makul bir süre geçmişse, 'idari istikrar', 'kazanılmış haklara saygı' ve 'hukuki güvenlik' ilkeleri gereğince idarenin bu hatalı işlemini geri alarak memurun görevine son vermesi hukuka uygun görülmez. Bu durumda memur görevine devam eder. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-98-madde-dmk/)