CMK m. 194/2, hangi koşulların bir arada bulunması halinde, önceden sorgusu yapılmış bir sanığın yokluğunda davanın bitirilebileceğini düzenlemektedir? Bir sanığın, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulunmaması her zaman savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir mi?
CMK m. 194/2'ye göre, bir sanığın yokluğunda davanın bitirilebilmesi için şu üç koşulun bir arada bulunması gerekir: 1) Sanığın önceden sorguya çekilmiş, yani savunmasının alınmış olması. 2) Sanığın savuşması veya ara vermeyi izleyen oturuma (mazeretsiz) gelmemesi. 3) Mahkemenin, sanığın artık duruşmada hazır bulunmasına gerek görmemesi. Bu koşullar sağlandığında, sanığın yokluğunda dava bitirilerek hüküm verilebilir. Dolayısıyla, sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulunmaması, her zaman savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelmez. Özellikle müdafiin duruşmada hazır olduğu durumlarda, sanığın sorgusu daha önce yapılmışsa ve mahkemece de hazır bulunması zorunlu görülmemişse, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/6 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yokluğunda hüküm kurulması usule uygundur ve savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-200-sorgu-sirasinda-sanigin-mahkeme-salonundan-cikarilabilmesi.html)