Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.04.2011 tarihli 2011/42 K. sayılı kararında ve AİHM'in Wemhoff/Almanya gibi kararlarında belirtilen 'makul tutukluluk süresi' (AİHS m. 5/3), CMK m. 102'deki azami tutukluluk sürelerinin hesabında hangi aşamaları kapsar? Temyiz aşamasında geçen süre bu hesaba dahil edilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196138

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında ve yerleşik AİHM içtihatlarında belirtildiği üzere, AİHS m. 5/3 anlamındaki 'makul tutukluluk süresi' ve buna paralel olarak CMK m. 102'de düzenlenen azami tutukluluk süreleri (ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok 2 yıl + zorunlu hallerde 3 yıl uzatma = 5 yıl gibi), kişinin yakalandığı veya tutuklandığı tarihten, ilk derece mahkemesi tarafından hakkında bir mahkûmiyet hükmü verildiği tarihe kadar geçen süreyi kapsar. Hüküm verildikten sonra, kanun yolu (istinaf/temyiz) aşamasında geçen süre, bu azami sürelerin hesabına dahil edilmez. Zira bu aşamada kişi artık 'şüpheli/sanık' statüsünden çıkmış, 'hükümlü' veya 'hükümözlü' statüsüne geçmiştir ve tutukluluğun niteliği değişmiştir. Bu nedenle, bir sanığın tutukluluk süresinin CMK m. 102'deki azami süreyi aşıp aşmadığı değerlendirilirken sadece ilk derece mahkemesi karar verene kadar geçen süre dikkate alınır. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E: 2016/2193, K: 2016/2078 sayılı kararı ve karşı oy gerekçesi bu konudaki farklı görüşleri de yansıtmaktadır.)