Boşanma davası sırasında, kadına ait olduğu kabul edilen ziynet eşyalarının, koca tarafından 'araba almak', 'iş kurmak' veya 'düğün borçlarını ödemek' gibi gerekçelerle bozdurulduğu anlaşılırsa, bu durumun hukuki sonucu ne olur? Kocanın bu ziynetleri iade yükümlülüğünden kurtulabilmesi için neyi ispat etmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196097

Bu durumda, kural olarak koca, bozdurulan ziynetlerin bedelini kadına iade etmekle yükümlüdür. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ziynetler kadının kişisel malıdır. Evlilik birliğinin ortak giderleri veya erkeğin kişisel yatırımları (araba almak, iş kurmak) için harcanması, kadının bu hakkını ortadan kaldırmaz. Kocanın bu iade yükümlülüğünden kurtulabilmesi için, ziynetlerin kadının 'serbest iradesiyle ve iade alınmamak üzere' kendisine verdiğini, yani bağışlandığını (hibe edildiğini) ispat etmesi gerekir. Sadece kadının rızasının olması yeterli değildir; bu rızanın 'iade talebinden feragat' niteliğinde olması ve karşılıksız bir kazandırma (bağış) amacıyla verilmiş olması gerekir. Ankara BAM, 2. HD, 29.1.2020, E 2019/2846, K 2020/119 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ispat yükü bu durumda davalı kocaya aittir. Koca, bu durumu yazılı bir belge veya inandırıcı tanık beyanları gibi güçlü delillerle ispatlayamazsa, iade borcu altında kalır.