Bir işçilik alacağı davasının, Yargıtay'ın katı içtihadı nedeniyle 'hukuki yarar yokluğundan' usulden reddedilmesi üzerine, davacının alacağı zamanaşımına uğramışsa, bu durum Anayasa Mahkemesi tarafından mahkemeye erişim hakkı ihlali kapsamında değerlendirilirken nasıl bir rol oynar? Yeniden yargılama kararı bu zararı gidermeye yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196086

Davanın usulden reddi nedeniyle alacağın zamanaşımına uğraması, mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin 'sonucunu' ve 'ağırlığını' gösteren en önemli unsurlardan biridir. Anayasa Mahkemesi'nin 'Faysal Çifçi ve Diğerleri' kararında da görüldüğü gibi, mahkemenin katı ve öngörülemez yorumu nedeniyle davacının hakkını tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya kalması, yapılan müdahalenin 'orantısız' ve 'aşırı külfet yükleyici' olduğunun en somut kanıtıdır. Yani zamanaşımı, ihlalin varlığını ve ciddiyetini pekiştirir. Bu durumda, sadece yeniden yargılama kararı verilmesi, zamanaşımı def'i ile tekrar karşılaşma ihtimali nedeniyle ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmaya tek başına yeterli olmayabilir. Anayasa Mahkemesi, bu gibi durumlarda yeniden yargılama kararının yanı sıra, ihlal kararında, yeniden yapılacak yargılamada mahkemenin 'ihlal kararının gerekçelerini ve özellikle zamanaşımı sorununu dikkate alarak' bir karar vermesi gerektiği yönünde ilkelere yer verir. Bu, bir nevi yerel mahkemeye, AYM kararının ruhuna uygun olarak zamanaşımı def'ini reddetmesi yönünde bir yol göstermedir.