İşyerinde mobbinge uğrayan bir kamu görevlisi ile özel sektörde çalışan bir işçinin başvurabileceği hukuki yollar arasındaki temel farklar nelerdir? Her iki durumda da disiplin, hukuk (tazminat) ve ceza hukuku sorumluluklarının aynı anda işletilmesi mümkün müdür?
Temel fark, idari ve hukuki süreçlerin işlediği yargı kollarındadır. Kamu Görevlisi: Öncelikle idari yollara başvurur. Amirine veya kurumun disiplin kuruluna şikayette bulunarak disiplin soruşturması talep eder (7068 S.K. m.8/3). Bu süreçten sonuç alamazsa veya işlem aleyhine olursa, İdare Mahkemesi'nde işlemin iptali ve uğradığı zararlar için tam yargı davası açar. Özel Sektör İşçisi: 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu çerçevesinde hak arar. İş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir (İş K. m.24) ve İş Mahkemesi'nde kıdem, ihbar, maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Her iki durumda da, mobbing eylemleri TCK'da suç teşkil ediyorsa (hakaret, tehdit, eziyet vb.), taraflar Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunabilir. Evet, disiplin, hukuk (tazminat) ve ceza sorumlulukları birbirinden bağımsızdır ve her üç yol aynı anda işletilebilir. Bir yolda verilen karar, diğerini doğrudan bağlamaz (örneğin, disiplin cezasının verilmesi, ceza davası açılmasına engel değildir).