Bir ceza davasında sanığın temyiz aşamasında ölmesi durumunda, TCK m. 64 ve CMK m. 223 hükümleri uyarınca Yargıtay'ın nasıl bir karar vermesi gerekir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/3-422 E. sayılı kararında, sanığın ölümünün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz incelemesi sırasında UYAP'tan tespit edilmesi üzerine izlenen usul ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196061

Sanığın temyiz aşamasında, yani hüküm kesinleşmeden önce ölmesi halinde, TCK m. 64/1 uyarınca 'sanığın ölümü' durumu söz konusudur ve bu durumda 'kamu davasının düşürülmesine' karar verilir. Eğer ölüm, hüküm kesinleştikten sonra gerçekleşseydi 'hükümlünün ölümü' (TCK m. 64/2) söz konusu olur ve sadece cezanın infazı ortadan kalkardı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında, sanığın temyiz aşamasında öldüğü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tespit edilince, itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. CGK, bu itirazı kabul ederek, öncelikle Özel Daire'nin verdiği (sanığın yaşadığı varsayımıyla verilen) düzelterek onama kararını kaldırmıştır. Ardından, hükmün kesinleşmesini önlemek amacıyla, yerel mahkeme hükmünü 'sanığın ölümü sebebiyle' bozmuş ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda CMK m. 322'nin verdiği yetkiyle, sanık hakkındaki kamu davasının TCK m. 64/1 ve CMK m. 223/8 uyarınca 'düşmesine' doğrudan kendisi karar vermiştir. Bu usul, ölüm nedeniyle yargılamaya devam edilemeyeceği ilkesinin bir sonucudur.