Sanığın SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla duruşmaya katılması, CMK'daki hangi temel ilkenin bir uzantısıdır? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/2928 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık müdafiinin itirazına rağmen, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçta sanığın savunmasının SEGBİS ile alınması neden 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196059

SEGBİS uygulaması, CMK m. 196/4'te düzenlenmiş olup, ceza yargılamasının 'doğrudanlık (vasıtasızlık)' ve 'yüzyüzelik' ilkelerinin teknolojik bir yorumudur. Bu sistem, sanığın fiilen duruşmada bulunamadığı hallerde, mahkeme ile doğrudan görsel ve işitsel temas kurmasını sağlayarak bu ilkelere olabildiğince yaklaşmayı hedefler. Ancak Yargıtay, bu sistemin kullanımının mutlak olmadığını ve sanığın haklarını ihlal etmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, özellikle ilk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı kritik oturumlarda, sanığın SEGBİS ile duruşmaya katılmasının ancak 'açık kabulüne' bağlı olması gerektiği belirtilmiştir. Alt sınırı ağır olan suçlarda, sanığın mahkemenin huzurunda bizzat bulunarak, mahkeme heyetinin tavırlarını gözlemlemesi, delillere anında müdahale edebilmesi ve müdafii ile yüz yüze iletişim kurabilmesi savunma hakkının özünü oluşturur. Sanık müdafiinin haklı itirazına rağmen, yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilmeden savunmanın SEGBİS ile alınması, bu özü zedelediği için 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak kabul edilmiş ve bozma nedeni sayılmıştır.