Devlet memurluğundan 'çekilmiş sayılma' (müstafi) ile 'çekilme (istifa)' arasındaki temel fark nedir? Bir memurun göreve son verme işleminin mahkemece iptal edilmesi halinde, bu iptal kararının hukuki sonucu kişinin doğrudan görevine iadesi midir, yoksa bu karar idareye nasıl bir yükümlülük yükler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196055

'Çekilme (istifa)', memurun kendi iradesiyle görevden ayrılma talebini idareye bildirmesi ve bu talebin kabul edilmesi veya yasal sürenin dolmasıyla gerçekleşir (DMK m. 94). 'Çekilmiş sayılma (müstafi)' ise, memurun irade beyanı olmaksızın, kanunda belirtilen fiilleri (örneğin, izinsiz ve mazeretsiz 10 gün kesintisiz göreve gelmeme) gerçekleştirmesi üzerine idarenin resen yaptığı bir tespitle memuriyetin sona ermesidir. Bir göreve son verme işleminin mahkemece iptal edilmesi, o işlemin tesis edildiği tarihten itibaren tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkması anlamına gelir (geriye yürüme etkisi). Ancak bu, kişinin otomatik olarak göreve başladığı anlamına gelmez. İptal kararı, idareye, kişiyi göreve başlatma ve işlem nedeniyle mahrum kaldığı mali ve özlük haklarını (maaş, terfi vb.) ödeme yükümlülüğü yükler. İdare, Anayasa m. 138 ve İYUK m. 28 uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde bu kararı uygulamak ve kişiyi görevine iade etmek zorundadır. Danıştay Onikinci Dairesi'nin E:2001/3465, K:2002/7 sayılı kararında, iptal kararının hukuki sonuçlarının kişinin önceki statüsüne dönmesi olduğu vurgulanmıştır.