Terör suçlarında (örneğin TCK m. 314 - Silahlı Örgüt Üyeliği) etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 221) uygulanabilmesi için aranan temel koşullar, failin yakalanmadan önce veya yakalandıktan sonra olmasına göre nasıl farklılaşır? 'Elverişli bilgi verme' kriteri ne anlama gelmektedir?
TCK m. 221'de düzenlenen etkin pişmanlık koşulları, failin durumuna göre farklılaşır: Yakalanmadan Önce (Gönüllü Teslim Olma - TCK m. 221/4, c.1): Kişinin gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya üye olmak suçundan 'cezaya hükmolunmaz'. Burada tam bir cezasızlık hali söz konusudur. Yakalandıktan Sonra (TCK m. 221/4, c.2): Kişinin yakalandıktan sonra aynı bilgileri vermesi halinde ise, verilecek cezada 'üçte birden dörtte üçe kadar' indirim yapılır. Yakalanmadan Önce (Suça İştirak Etmemiş Üye - TCK m. 221/2): Örgütün faaliyeti çerçevesinde hiçbir suça iştirak etmemiş üyenin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde yine 'cezaya hükmolunmaz'. Yakalandıktan Sonra (Suça İştirak Etmemiş Üye - TCK m. 221/3): Hiçbir suça iştirak etmeden yakalanan üyenin, pişmanlık duyarak 'örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi' halinde de 'cezaya hükmolunmaz'. 'Elverişli bilgi verme' kriteri, verilen bilginin soyut ve genel nitelikte olmaması, örgütün deşifre edilmesine, çökertilmesine, diğer üyelerin yakalanmasına veya önemli suçların aydınlatılmasına somut ve ciddi bir katkı sunma potansiyeli taşıması anlamına gelir. Bilginin elverişli olup olmadığını takdir yetkisi mahkemeye aittir.