Darbe teşebbüsü gibi bir olayda, eyleme katılan her bir kişinin cezai sorumluluğu nasıl belirlenir? Anayasayı ihlal suçunda (TCK m. 309) 'fail' ile 'yardım eden' arasındaki ayrım nasıl yapılır? Darbeye iştirak eden ancak eylemi elverişli bir icra hareketi niteliğinde olmayan bir kişinin durumu ne olur?
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, darbe teşebbüsü hukuki anlamda 'tek bir fiil' olarak kabul edilir ve bu fiil TCK m. 309'daki suçu oluşturur. Eyleme katılan herkes, bu tek fiile iştirak etmiş sayılır. Fail ile yardım eden arasındaki ayrım, kişinin fiil üzerindeki hakimiyetine göre yapılır. Suçun işlenişi üzerinde ortak bir hakimiyet kuran, yani fiilin işlenip işlenmeyeceğine ve nasıl işleneceğine karar verme veya etkileme gücüne sahip olan kişiler 'müşterek fail' olarak sorumlu tutulur. Suçun icrasını kolaylaştıran, ancak fiil üzerinde hakimiyeti olmayan destekleyici hareketlerde bulunanlar ise 'yardım eden' (şerik) olarak sorumlu olur. Darbeye iştirak eden ancak eylemi, suçun işlenmesi için elverişli bir icra hareketi niteliğinde olmayan (örneğin, sadece bir caddede bekleyen, pasif bir görev üstlenen) kişiler dahi, bu tek fiile ve tek suça iştirak etmiş kabul edilir. Ancak bu kişilerin eylemleri, fiil üzerinde bir hakimiyet kurmadığından, genellikle 'yardım eden' olarak nitelendirilir ve TCK m. 39 uyarınca cezaları indirilerek amaç suçtan (TCK m. 309) sorumlu tutulurlar.