Anayasayı ihlal suçu (TCK m. 309), bir 'teşebbüs suçu' olarak mı düzenlenmiştir? Suçun tamamlanması için Anayasal düzenin fiilen ortadan kaldırılması gerekir mi? Bu suçun 'elverişli vasıta' ve 'cebir ve şiddet' unsurlarını, Yargıtay'ın yaklaşımı doğrultusunda açıklayınız.
Anayasayı ihlal suçu, yapısı itibarıyla bir 'teşebbüs suçu' olarak düzenlenmiştir. Madde metnindeki '...teşebbüs edenler' ibaresi bunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle, suçun tamamlanması için Anayasal düzenin fiilen ortadan kaldırılması veya değiştirilmesi gibi bir neticenin gerçekleşmesi aranmaz. Bu bir 'tehlike suçu'dur; amacın gerçekleştirilmesine yönelik elverişli vasıtalarla cebir ve şiddet kullanarak icra hareketlerine başlanmasıyla suç tamamlanır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2009/11204 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'cebir ve şiddet' bu suçun zorunlu unsurudur. Sadece silahlı örgüt kurmak veya planlama yapmak, hazırlık hareketi niteliğindedir ve bu suçu oluşturmaz. Örgütün, amaç suçu işleme doğrultusunda 'ülke genelinde bu amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte cebir ve şiddet içeren ve ağır suç teşkil eden icra hareketlerine' başlaması gerekir. 'Elverişli vasıta' ise, Anayasal düzeni ortadan kaldırma veya değiştirme amacını gerçekleştirmeye objektif olarak uygun ve yeterli olan araç, yöntem ve gücü ifade eder.