Boşanma davasında ziynet eşyalarının iadesi talebi, mal rejiminin tasfiyesi davasının bir parçası mıdır? Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, evlilik sırasında kadına takılan (kim tarafından takıldığına bakılmaksızın) ziynet eşyalarının hukuki niteliği ve mülkiyeti kime aittir?
Hayır, ziynet eşyalarının iadesi talebi mal rejiminin tasfiyesi davasının bir parçası değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ziynet eşyaları, TMK m. 220 uyarınca kadının 'kişisel malı' olarak kabul edilir. Kişisel mallar, mal rejimi tasfiyesine dahil edilmez ve edinilmiş mallardan sayılmaz. Bu nedenle, ziynet alacağı davası boşanma davasıyla birlikte veya ondan bağımsız olarak her zaman açılabilen bir 'eşya iadesi' davasıdır ve zamanaşımına tabi değildir. Yargıtay, düğün sırasında kim tarafından (damadın ailesi, gelinin ailesi veya diğer davetliler) ve kime takıldığına (geline veya damada) bakılmaksızın, kadına özgü olanların (bilezik, küpe, kolye vb.) ve ayrıca genel nitelikteki altınların (çeyrek, tam, cumhuriyet altını vb.) kadına bağışlanmış sayılacağını ve onun kişisel mülkiyetine geçtiğini kabul etmektedir (Yargıtay 3. HD, E. 2018/3983, K. 2019/302). Erkeğe özgü takılar (örneğin erkek saati) ise erkeğin kişisel malı sayılabilir.