Karayolları Trafik Kanunu m. 30/1-b, 'görüşü engelleyecek veya bir kaza halinde içindekiler için tehlikeli olabilecek' aksesuarları yasaklamaktadır. Bu hükmün 'cam filmi' uygulamasına tatbiki konusunda, kanunun lafzı ile trafik polislerinin uygulaması arasında nasıl bir farklılık gözlemlenmektedir? Mahkemelerin, bu konuda kesilen idari para cezalarına karşı yapılan itirazları değerlendirirken aradığı temel kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196037

Kanunun lafzı, yasağın mutlak olmadığını, iki koşula bağlı olduğunu göstermektedir: aksesuarın (cam filminin) 1) sürücünün görüşünü engellemesi VEYA 2) kaza anında tehlike yaratması. Yani her cam filmi yasadışı değildir. Ancak uygulamada trafik polislerinin, bu kriterleri araştırmadan, sadece aracın camında sonradan takılmış film bulunduğunu görerek ceza kestikleri gözlemlenmektedir. Mahkemeler (örneğin Sakarya 4. Sulh Ceza Mahkemesi ve Denizli'deki mahkeme kararları) itirazları değerlendirirken kanunun lafzına sadık kalmaktadır. Aradıkları temel kriterler şunlardır: a) Ceza tutanağında, filmin sürücünün görüşünü engellediğine dair somut bir tespitin bulunup bulunmadığı (örneğin, memurun araca girip kontrol yapıp yapmadığı), b) Bir bilirkişi incelemesi yapıldığında, filmin gerçekten görüşü engelleyip engellemediğinin veya tehlike yaratıp yaratmadığının teknik olarak belirlenmesi. Eğer bu yönde somut bir tespit yoksa, sadece camda film var diye kesilen cezalar 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesine aykırı bulunarak iptal edilmektedir.