Bir Cumhuriyet savcısı, yürüttüğü soruşturma sonunda şüpheli hakkında kamu davası açmaya yetecek 'yeterli şüphe'ye ulaştığına nasıl karar verir? 'Yeterli şüphe' kavramının, 'basit şüphe' ve 'kuvvetli şüphe' kavramları arasındaki yerini ve CMK m. 170 açısından anlamını açıklayınız.
'Yeterli şüphe' (CMK m. 170/2), ceza muhakemesi hukukunda şüphenin derecelendirilmesinde yer alan bir kavramdır. Bu derecelendirme şöyledir: 1) Basit Şüphe: Bir suçun işlendiği izlenimini veren, belirsiz ve soyut bir şüphedir. Soruşturma başlatmak için yeterlidir. 2) Yeterli Şüphe: Soruşturma sonunda toplanan delillerin, şüphelinin yargılama (kovuşturma) sonucunda mahkûm olma ihtimalinin, beraat etme ihtimalinden daha kuvvetli olduğunu gösterdiği şüphe derecesidir. Kamu davası açmak, yani iddianame düzenlemek için aranan şüphe derecesi budur. 3) Kuvvetli Şüphe: Delillerin, şüphelinin suçu işlediğine dair çok yoğun ve somut bir kanaat oluşturduğu şüphe derecesidir. Tutuklama (CMK m. 100) gibi ağır koruma tedbirleri için aranır. Dolayısıyla, Cumhuriyet savcısı, topladığı delillere göre 'bu delillerle bir mahkeme kurulsa, sanığın mahkumiyet alma olasılığı beraat etme olasılığından daha yüksek' kanaatine vardığında 'yeterli şüphe'ye ulaşmış sayılır ve iddianame düzenler.