Israrlı takip suçu (TCK m. 123/A), hangi eylemlerle işlenebilir ve bu suçun 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' (eski TCK m. 123) suçundan temel farkları nelerdir? Suçun oluşması için mağdur üzerinde ne gibi bir etki yaratması gerekir?
Israrlı takip suçu, 2022 yılında TCK'ya eklenmiş yeni ve özel bir suç tipidir. İki seçimlik hareketle işlenebilir: 1) Fiziken takip etmek, 2) Haberleşme ve iletişim araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişileri kullanarak ısrarlı bir şekilde temas kurmaya çalışmak. Bu suçun, genel bir rahatsızlık verme amacı taşıyan 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçundan temel farkları şunlardır: a) Israrlı takipte belirli bir kişiye (mağdura) yönelik ısrarlı bir eylem vardır, b) Eylemin 'sırf huzur ve sükunu bozma' özel kastıyla işlenmesi aranmaz, genel kast yeterlidir, c) Suçun oluşumu için daha ağır bir netice şartı aranır. Suçun oluşması için bu eylemlerin mağdur üzerinde iki sonuçtan birini doğurması gerekir: 1) Ciddi bir huzursuzluk oluşması, VEYA 2) Mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duyması. Bu sonuçlardan birinin gerçekleşmesi suçun tamamlanması için yeterlidir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/12883 K. sayılı kararında belirttiği gibi eski tip suçta 'ısrarla tekrarlanma' ve 'sırf huzur ve sükunu bozma saiki' aranırken, yeni ısrarlı takip suçunda bu unsurlar farklılaşmıştır.