Muris muvazaası iddiasına dayalı bir tapu iptali ve tescil davasında, davalıların dava konusu taşınmaza 'elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet)' ile malik olmaları durumunda, kanun yoluna başvuru (temyiz) usulü nasıl olmalıdır? Davalılardan sadece birinin hükmü temyiz etmesi yeterli midir? HMK m. 60'taki 'mecburi dava arkadaşlığı' kuralının temyiz aşamasındaki yansımasını Yargıtay içtihatları ışığında tartışınız.
Elbirliği mülkiyeti, TMK m. 701 vd. gereğince mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı doğurur (HMK m. 60). Bu, mirasçıların davada birlikte hareket etmek zorunda oldukları anlamına gelir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/104 E. sayılı kararındaki karşı oyda da belirtildiği gibi, bu kural temyiz aşaması için de geçerlidir. Temyiz, yeni bir dava (temyiz davası) niteliğinde olduğundan, mecburi dava arkadaşı olan elbirliği maliklerinin hükmü birlikte temyiz etmeleri gerekir. Sadece birinin veya bir kısmının temyiz etmesi usulen yeterli değildir. Bu durumda, temyiz eden davalılara, diğer mirasçıların temyize muvafakatlerini (onaylarını) sunmaları veya terekeye bir temsilci atanmasını sağlamaları için süre verilmesi gerekir. Bu eksiklik giderilmezse temyiz talebinin reddedilmesi gerekir. HMK m. 60'taki 'duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri...' ifadesi, usulüne uygun olarak birlikte yapılan bir kanun yolu başvurusundan sonraki duruşmalar için geçerlidir, kanun yolu başvurusunun kendisi için değil.