Uluslararası andlaşmaların sona erdirilmesi (fesih) konusunda Anayasa'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 'Yetkide ve usulde paralellik' ilkesi çerçevesinde, TBMM'nin bir kanunla onayladığı uluslararası bir andlaşmayı Cumhurbaşkanı tek başına bir kararname ile feshedebilir mi? 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin bu konudaki yetki dağılımına etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196010

'Yetkide ve usulde paralellik' ilkesi, bir idari işlemin, onu yapan makam veya aynı usule tabi bir makam tarafından geri alınabileceğini, değiştirilebileceğini veya kaldırılabileceğini ifade eden temel bir hukuk ilkesidir. Anayasa'nın 87. ve 90. maddeleri uyarınca, kanunla uygun bulunması gereken (örneğin mali yük getiren, kişi hak ve hürriyetlerini ilgilendiren) bir uluslararası andlaşmanın, bu ilke gereğince yine TBMM'nin çıkaracağı bir kanunla sona erdirilmesi gerekir. Cumhurbaşkanının bu tür bir andlaşmayı tek başına feshetmesi, yasama yetkisinin gaspı anlamına gelir ve kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırıdır. 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan fesih yetkisi, ancak Anayasa m. 90 uyarınca TBMM onayına ihtiyaç duyulmayan, yani yürütme organının (Cumhurbaşkanının) tek başına akdettiği ve yürürlüğe koyduğu andlaşmalar için geçerlidir. TBMM'nin kanunla onayladığı bir andlaşma için Cumhurbaşkanının rolü, TBMM'nin fesih kanununu müteakip bu durumu uluslararası muhataplara bildirmekten ibaret olup, bu bildirim kurucu değil, ilan edici (açıklayıcı) bir nitelik taşır.