Mirasbırakan, tek saklı paylı mirasçısı olan evladını, kendisine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediği gerekçesiyle (TMK m. 510) vasiyetname ile mirasçılıktan çıkardığını (ıskat) belirtmiştir. Mirasçılıktan çıkarılan evlat, bu işleme karşı hangi davaları açabilir ve bu davalarda ispat yükü nasıl dağılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196004

Mirasçılıktan çıkarılan evlat, bu işleme karşı iki temel dava açabilir: 1) Mirasçılıktan Çıkarmanın İptali Davası: Bu davada mirasçı, ölüme bağlı tasarrufun genel iptal sebeplerine (şekil eksikliği, ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka/ahlaka aykırılık) dayanabilir. Ayrıca, TMK m. 512/3 uyarınca, mirasbırakanın çıkarma sebebinde 'açık bir yanılgıya' düştüğünü iddia edebilir. Bu davada ispat yükü, genel kurala göre davacı olan mirasçıdadır. Davayı kazanırsa miras payının tamamını alır. 2) Tenkis Davası: Mirasçı, mirasbırakan tarafından vasiyetnamede gösterilen ıskat sebebinin yetersiz veya gerçek dışı olduğunu iddia ederek tenkis davası açabilir (TMK m. 512/1). Bu davanın en önemli özelliği, ispat yükünün yer değiştirmesidir. İspat yükü, mirasçılıktan çıkarmadan yararlanan davalı mirasçılara veya vasiyet alacaklılarına aittir. Davalılar, ıskat sebebinin gerçekten var olduğunu ve geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Davacı bu davayı kazanırsa, sadece saklı payını alabilir.