HMK m. 141 uyarınca 'iddianın genişletilmesi yasağı' hangi aşamada başlar ve bu yasağın istisnaları nelerdir? Boşanma davalarında maddi tazminat talebinin, dava dilekçesinde belirtilmemiş olmasına rağmen tahkikat aşamasında ileri sürülmesi bu yasak kapsamında mıdır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195995

HMK m. 141'e göre iddianın genişletilmesi yasağı, kural olarak davalının ikinci cevap dilekçesini vermesiyle başlar. Dilekçeler teatisi (dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap) aşamasında taraflar iddia ve savunmalarını serbestçe genişletip değiştirebilirler. Bu aşamadan sonra yasağın iki temel istisnası vardır: 1) Karşı tarafın açık muvafakati, 2) Islah (HMK m. 176 vd.). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-1580 E., 2018/446 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, boşanma davasının eki niteliğindeki talepler (nafaka, tazminat) dahi bu yasağa tabidir. Dava dilekçesinde maddi tazminat talep etmeyen davacının, tahkikat aşamasında (ön inceleme tamamlandıktan sonra) bu talebi ileri sürmesi, iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Davalı tarafın açık muvafakati yoksa ve davacı tarafından usulüne uygun bir ıslah işlemi yapılmamışsa, mahkeme bu yeni talep hakkında 'karar verilmesine yer olmadığına' karar vermelidir. Mahkemenin bu talebi kabul ederek esastan karar vermesi usule aykırıdır ve bozma nedenidir.