Kamu kurumunda çalışan bir memurun, amiri tarafından sistematik olarak baskı ve tacize maruz kalması (mobbing) durumunda, başvurabileceği hukuki ve idari yollar nelerdir? Bu süreçte 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun ve Anayasa Mahkemesi kararlarının rolünü analiz ediniz.
Kamu görevlisi, öncelikle disiplin soruşturması başlatılması için hiyerarşik olarak bir üst amire veya doğrudan kurumun yetkili disiplin birimlerine şikayette bulunabilir. 7068 sayılı Kanun m. 8/3, astlara veya mesai arkadaşlarına yönelik sürekli ve sistemli baskıyı bir disiplin suçu olarak tanımlamaktadır. İdari başvurudan sonuç alınamazsa veya idarenin aldığı tedbirler yetersizse, idari işlemin iptali veya uğranılan zararlar için İdare Mahkemesi'nde tam yargı davası açılabilir. Ayrıca eylemlerin TCK kapsamında suç teşkil etmesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulabilir. Anayasa Mahkemesi (Fecir E. T. kararı, B. No: 2014/10590), psikolojik tacizin Anayasa ile güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını ihlal edebileceğini ve devletin bu tür davranışları önleme, etkili şekilde soruşturma ve zararları giderme yükümlülüğü olduğunu belirtmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işverenin işçinin kişiliğini koruma yükümlülüğünü düzenler ve bu ilke kıyasen kamu işverenleri için de bir yorum standardı oluşturarak memurun manevi tazminat taleplerine dayanak teşkil edebilir.