TCK m. 239 kapsamında korunan 'ticari sır' kavramının hukuki tanımı ve unsurları nelerdir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır ve bir bilginin 'ticari sır' olup olmadığını belirlemede hakimin dikkate aldığı kriterler nelerdir?
Türk kanunlarında ticari sırrın genel bir tanımı bulunmamakla birlikte, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/6958 E. sayılı kararında yaptığı tanım yol göstericidir: 'Ticari sır; gerçek ya da tüzel kişi tacire, rakiplerine karşı ekonomik anlamda menfaat sağlayan, sır olarak saklanan ve gizli kalması için gerekli önlemlerin sahibi tarafından alındığı bilgi'dir. Bu tanıma göre bir bilginin ticari sır sayılabilmesi için üç temel unsur aranır: 1) Gizlilik: Bilginin kamuya açık veya kolayca erişilebilir olmaması. 2) Ticari Değer: Bilginin gizli kalmasının sahibine rekabet avantajı sağlaması. 3) Koruma Önlemleri: Bilgi sahibinin, bilginin gizliliğini korumak için makul önlemler almış olması (örneğin, gizlilik sözleşmeleri, erişim kısıtlamaları). Hakim, bir bilginin ticari sır olup olmadığını değerlendirirken bu unsurları, TTK'daki haksız rekabet hükümleri ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gibi ilgili mevzuatı dikkate alarak somut olaya göre belirler.