Bir boşanma davasında, davalı taraf ilgi ve sevgi eksikliğinin 'ekonomik sorunlar, uzun çalışma saatleri veya aile içi baskılar' gibi dışsal etkenlerden kaynaklandığını savunursa, mahkemenin bu savunmayı değerlendirme süreci nasıl işler? Bu durum, kusur belirlemesinde ve davanın sonucunda nasıl bir etki yaratır?
Mahkeme, böyle bir savunma karşısında, eşlerin gerçekten birbirine karşı kasten ilgisiz olup olmadığını veya dışsal etkenler nedeniyle mi uzaklaştıklarını derinlemesine inceler. Hakim, tarafların evliliği kurtarmak için çaba gösterip göstermediklerini, bu sorunlar karşısında birbirlerine destek olup olmadıklarını ve iletişim kurma girişimlerini değerlendirir. Eğer ilgi ve sevgi eksikliğinin temelinde davalının iradi ve kusurlu bir davranışı yerine, evlilik birliğinin ortak sorumluluğu altında olan veya her iki eşi de etkileyen dışsal faktörler (örneğin ağır ekonomik kriz) yatıyorsa, mahkeme davalıya tam kusur yüklemekten kaçınabilir. Bu durumda, her iki eşe de eşit veya davacıya daha fazla kusur yüklenmesi söz konusu olabilir. Kusur oranının değişmesi, nafaka ve tazminat gibi boşanmanın fer'i sonuçlarını doğrudan etkileyecektir.