İlgi ve sevgi eksikliği iddiasının, 'psikolojik şiddet' olarak nitelendirilmesi mümkün müdür? Bu iki kavram arasındaki ilişkiyi açıklayınız ve böyle bir nitelendirmenin boşanma davası ve manevi tazminat talebi üzerindeki etkilerini analiz ediniz.
Evet, mümkündür. Bir eşin diğerini bilinçli olarak ihmal etmesi, sürekli ilgisiz davranması, iletişimden kaçınması ve bu durumun diğer eşin duygusal sağlığını bozması, Yargıtay kararlarında 'psikolojik şiddet' veya 'manevi baskı' olarak yorumlanabilmektedir. İlgi ve sevgi eksikliği, bu psikolojik şiddetin bir görünüm şeklidir. Psikolojik şiddet, TMK'da özel bir boşanma sebebi olmasa da, evlilik birliğini temelden sarsan önemli bir kusur olarak kabul edilir. Bu durum, davacının boşanma davasındaki konumunu güçlendirir. Ayrıca, TMK m. 174/2 uyarınca manevi tazminat talep edilebilmesi için, davacının kişilik haklarının saldırıya uğramış olması gerekir. İlgi ve sevgi eksikliğinin psikolojik şiddet boyutuna ulaştığının ve davacının ruhsal sağlığını bozduğunun ispatlanması, manevi tazminat talebinin kabul edilme olasılığını ciddi şekilde artırır.