Kasten yaralama suçunun sağlık personeline karşı görevi sebebiyle işlenmesi, 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesi uyarınca cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli haldir. Peki, bu durumda işlenen 'tehdit' suçu (TCK m. 106/1, son cümle) şikayete tabi midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2024/231 E. sayılı kararında bu konuyu nasıl çözdüğünü, kıyas yasağı ilkesi çerçevesinde açıklayınız.
Evet, şikayete tabidir. TCK'da tehdit suçunu düzenleyen m. 106'da, suçun bir kamu görevlisine karşı işlenmesi, onu şikayete tabi olmaktan çıkaran bir nitelikli hal olarak düzenlenmemiştir. 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesi ise sadece verilecek cezanın artırılacağını düzenlemiş, suçun takip şartını (şikayet) değiştiren bir hüküm getirmemiştir. YCGK'nın ilgili kararında da vurgulandığı gibi, ceza hukukunda 'kıyas yasağı' ilkesi geçerlidir. Kasten yaralama ve hakaret suçlarında kamu görevlisine karşı işlenme hali açıkça şikayet şartını kaldırırken, tehdit suçunda böyle bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla, sağlık personeline karşı işlenen ve TCK m. 106/1'in son cümlesi kapsamına giren (sair bir kötülük edileceğinden bahisle) tehdit suçunun, sırf mağdur sağlık personeli olduğu için kıyas yoluyla re'sen takip edileceği yorumu yapılamaz. Suç, şikayete tabi olmaya devam eder ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesi halinde dava düşer. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sikayete-bagli-suclar-nelerdir-tck.html)