Hayat sigortası bir 'meblağ sigortası' mıdır, yoksa bir 'zarar sigortası' mıdır? Bu nitelemenin, sigortacının ödeme yaptıktan sonra 'halefiyet' ilkesi uyarınca, zarara neden olan üçüncü kişiye rücu etme hakkına etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195564

Hayat sigortası, bir 'meblağ sigortası'dır. Meblağ sigortalarında, sigortanın konusu para ile ölçülebilen bir malvarlığı değeri değil, insan hayatı gibi soyut bir kavramdır. Sigorta bedeli, oluşan somut bir zararı karşılamak için değil, sözleşmede önceden serbestçe kararlaştırılan bir meblağın ödenmesi şeklinde belirlenir. Zarar sigortalarında ise (örneğin kasko), sigortacı sigortalının uğradığı gerçek ve ispatlanabilir zararı karşılar. Bu ayrımın en önemli sonucu 'halefiyet' ilkesinde ortaya çıkar. Zarar sigortalarında, sigortacı ödediği tazminat kadar sigortalının yerine geçerek (halefi olarak), zarara sebep olan üçüncü kişiye rücu edebilir. Bu, zenginleşme yasağının bir gereğidir. Hayat sigortası bir meblağ sigortası olduğu için, TTK m. 1491/3 uyarınca 'halefiyet' ve 'zenginleşme yasağı' ilkeleri uygulanmaz. Sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra, sigortalının ölümüne neden olan üçüncü kişiye (örneğin trafik kazasına neden olan sürücüye) rücu edemez. Sigortalının mirasçılarının o kişiye karşı ayrıca tazminat davası açma hakkı saklıdır. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/sigorta-hukuku/hayat-sigortasi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/)