Bir ceza davasında, sanık müdafiinin dosyaya sunduğu uzman mütalaasının (CMK m. 67/6), Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bilirkişi raporuyla çelişmesi durumunda, mahkemenin sadece bilirkişi raporuna itibar ederek hüküm kurması, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri açısından bir ihlal oluşturur mu? Mahkeme bu çelişkiyi nasıl gidermelidir?
Evet, bu durum 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin ihlaline yol açabilir. Her ne kadar uzman mütalaası, bilirkişi raporu gibi bir takdiri delil olmasa da, tarafların delilleri tartışma ve kendi argümanlarını bilimsel bir temelde sunma hakkının bir parçasıdır. Mahkeme, gerekçesini açıklamak kaydıyla raporlardan birine üstünlük tanıyabilir. Ancak, dosyaya sunulan ve bilirkişi raporuyla temelden çelişen, bilimsel ve gerekçeli bir uzman mütalaasını hiç tartışmadan veya neden itibar etmediğini açıklamadan yok sayarak hüküm kuramaz. Bu, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, mahkeme bu durumda raporlar arasındaki çelişkiyi gidermekle yükümlüdür. Bu amaçla, raporu düzenleyen bilirkişiler ile mütalaayı veren uzmanı birlikte duruşmaya çağırıp dinleyebilir, raporlar arasındaki çelişkinin nedenlerini sorabilir veya tüm tereddütleri ortadan kaldırmak için yeni bir bilirkişi heyetinden (örneğin Adli Tıp Genel Kurulu) rapor alabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-67-bilirkisi-raporu-uzman-mutalaasi.html)