Nüfuz ticareti suçunda (TCK m. 255), menfaati temin eden kişi (iş sahibi) ile bu menfaati kabul eden ve işi gördüreceğini vaat eden kişi (fail) arasındaki hukuki ilişki bir 'karşılaşma suçu' niteliği taşır. Bu suçta 'mağdur' kimdir? İş sahibinin mağdur sayılamamasının nedenini açıklayınız.
Nüfuz ticareti suçunda mağdur, iş sahibi değil, 'kamu idaresi' ve dolayısıyla 'toplum'dur. Suçun koruduğu hukuki değer, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişine duyulan inançtır. İş sahibi, hukuka aykırı bir işini gördürmek amacıyla, bunun yanlış olduğunu bilerek faile menfaat temin etmektedir. Yani kendisi de meşru bir zeminde değildir ve suçun işlenmesine iştirak etmektedir. Hatta 6352 sayılı Kanun değişikliği ile TCK m. 255/2 uyarınca, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla yarar sağlayan kişi de fail olarak cezalandırılır. Mağdur, hukuka aykırı bir eylemden zarar gören kişidir. İş sahibi ise bu eylemden zarar görmemekte, aksine haksız bir menfaat elde etmeye çalışmaktadır. Bu nedenle suçun mağduru değil, diğer bir failidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/nufuz-ticareti-sucunun-cezasi-nedir.html)