Yabancı bir mahkemenin, eşlerden birinin ölümüyle zaten sona ermiş olan bir evlilik hakkında, ölümden sonra 'boşanma' kararı vermesi durumunda, bu kararın Türkiye'de tanınması veya tenfizi mümkün müdür? Yargıtay'ın bu konuyu 'kamu düzenine açıkça aykırılık' kapsamında nasıl değerlendirdiğini açıklayınız.
Mümkün değildir. Türk Medeni Kanunu'na göre evlilik birliği, taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. Sona ermiş bir hukuki ilişkinin, sonradan bir mahkeme kararıyla (boşanma) tekrar sona erdirilmesi hukuken imkansızdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/8474 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, ölümle zaten sona ermiş olan bir evliliğin boşanma ile ortadan kaldırılmış olması, Türk hukuk düzeninin temel prensiplerine ve mantığına aykırıdır. Bu durum, basit bir usul hatası veya kanunun yanlış uygulanması değil, hukukun temel mantığına ve kamu düzenine 'açıkça' bir aykırılık teşkil eder. Bu nedenle, ölümden sonra verilmiş bir boşanma kararının Türkiye'de tanınması veya tenfizi, MÖHUK m. 54/c ve m. 58 uyarınca kamu düzenine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle reddedilir. (Kaynak: or.av.tr/yabanci-mahkeme-kararlarinin-taninmamasi-ve-tenfizi/)