Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin, vasi atamasına veya vasinin şahsına ilişkin kararlarına karşı başvurulacak kanun yolları nelerdir? Bir kişinin kısıtlanması kararı ile bu kişiye atanan vasinin şahsına yönelik itirazlar arasında kanun yolu bakımından bir fark var mıdır? Açıklayınız.
Evet, önemli bir fark vardır. Bir kişinin kısıtlanmasına (örneğin akıl hastalığı nedeniyle vesayet altına alınmasına) ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi kararı, nihai bir karar niteliğindedir ve bu karara karşı genel hükümlere göre 'temyiz' (HMK öncesi dönem, metinlerde bu şekilde geçiyor, güncel olarak istinaf ve temyiz) kanun yoluna başvurulur. Ancak, kısıtlama kararına değil de, sadece atanan vasinin şahsına (örneğin, vasinin bu göreve uygun olmadığı iddiasıyla) itiraz edilecekse, bu durumda başvurulacak yol farklıdır. TMK m. 422 uyarınca, ilgili kişi kararın tebliğinden itibaren on gün içinde vesayet makamına 'itiraz' edebilir. Vesayet makamı itirazı yerinde görmezse, dosyayı görüşüyle birlikte denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderir. Denetim makamının bu konuda vereceği karar kesindir. Dolayısıyla, kısıtlama kararının esasına karşı temyiz yolu, vasinin şahsına karşı ise itiraz yolu işletilir. (Kaynak: or.av.tr/vesayet-gerektiren-haller-vesayet-davasi-ve-vasi/)