298 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesi, seçimlere katılmak için istifa edip kaybeden kamu görevlilerinin görevlerine dönebileceğini düzenlerken, bu haktan 'Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile Subay ve Astsubayları' istisna tutmuştur. Bu istisnanın altında yatan anayasal ve işlevsel gerekçeleri, 'yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı' ile 'ordunun siyaset dışı kalması' ilkeleri bağlamında tartışınız.
Bu istisnanın temelinde, devletin temel erklerinin ve kurumlarının niteliğini koruma amacı yatmaktadır. 1) Hakimler, Savcılar ve Yüksek Mahkeme Üyeleri: Yargı erkinin 'bağımsızlığı ve tarafsızlığı' ilkesi esastır. Bir yargı mensubunun siyasi bir parti çatısı altında aday olması, seçimi kaybettikten sonra tekrar kürsüye dönmesi, kamuoyunda onun tarafsızlığına dair ciddi şüpheler uyandırır. Vereceği kararların siyasi etki altında kaldığı algısı oluşur ve bu da yargıya olan güveni sarsar. Bu nedenle, yargı mensuplarının siyasete girmesi, meslekten ayrılmayı gerektiren geri dönülmez bir yol olarak düzenlenmiştir. 2) Subay ve Astsubaylar: Anayasa'nın amir hükümleri uyarınca ordu, siyasetin dışındadır. Silahlı kuvvetler mensuplarının siyasi faaliyette bulunması, emir-komuta zincirini ve ordunun hiyerarşik yapısını bozar, siyasi kamplaşmalara yol açar. Bu durum, milli güvenliği ve demokratik düzeni tehlikeye atar. Bu nedenle, asker kişilerin de siyasete girmesi halinde geri dönüşleri engellenerek ordunun siyaset dışı kalması güvence altına alınmıştır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/secimlere-katilmak-icin-istifa-edenlerin-memuriyete-geri-donusu/)