Nüfuz ticareti suçu (TCK m. 255) ile rüşvet suçu (TCK m. 252) arasındaki en temel fark nedir? Kamu görevlisi olmayan bir kişinin, bir hakime rüşvet vererek bir davayı lehe sonuçlandıracağını vaat etmesi ve bunun karşılığında menfaat temin etmesi, ancak hakimin bu durumdan hiç haberdar olmaması halinde hangi suç oluşur? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195483

Nüfuz ticareti ile rüşvet suçu arasındaki en temel fark, kamu görevlisinin suçtaki konumudur. Rüşvet suçunda, kamu görevlisi görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapmak veya yapmamak için menfaat temin ederek suçun doğrudan tarafı ve failidir. Yani, rüşvet anlaşmasından haberdardır ve buna iştirak eder. Nüfuz ticareti suçunda ise fail, kamu görevlisi üzerinde nüfuzu (etkisi) olduğunu iddia ederek, haksız bir işi gördüreceği vaadiyle menfaat temin ederken, söz konusu kamu görevlisinin bu durumdan haberi yoktur. Örnek olayda, kişi bir hakim üzerinde nüfuzu olduğunu iddia ederek menfaat temin etmiş, ancak hakim bu anlaşmadan haberdar olmamıştır. Bu durum, kamu görevlisinin bilgisi ve iştiraki dışında işlendiği için rüşvet değil, TCK m. 255'te düzenlenen nüfuz ticareti suçunu oluşturur. Suç, menfaat temini konusunda anlaşmaya varılmasıyla tamamlanır; işin görülüp görülmemesi önemli değildir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/nufuz-ticareti-sucunun-cezasi-nedir.html)