Yabancı bir mahkemenin verdiği boşanma kararının Türkiye'de tanınması talebiyle açılan bir davada, kararın Türk Medeni Kanunu'ndaki boşanma sebeplerinden farklı bir sebebe (örneğin, 'vatandaşlık kazanmak için yapılan evliliğin hükümsüzlüğü') dayanması, MÖHUK m. 58 uyarınca 'kamu düzenine açıkça aykırılık' teşkil eder mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, 'açıkça aykırılık' ibaresini yorumlayarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195473

MÖHUK m. 58 (ve tenfiz için m. 54), bir yabancı mahkeme kararının tanınması veya tenfizi için 'kamu düzenine açıkça aykırı olmaması' şartını arar. Yargıtay içtihatlarına göre, 'kamu düzenine aykırılık' dar yorumlanmalıdır. Yabancı mahkemenin Türk hukukunu hiç uygulamaması veya yanlış uygulaması tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Aykırılığın 'açıkça' olması, tanıma veya tenfiz halinde Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan, vazgeçilemez ve tahammül edilemez ilkelere (örneğin adil yargılanma, savunma hakkı) bir aykırılık oluşması anlamına gelir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/6175 E., 2018/7698 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, Türk Medeni Kanunu'ndaki butlan sebepleri arasında 'vatandaşlık kazanmak için yapılan evliliğin' sayılmaması, bu yönde verilen yabancı bir kararın tanınmasının kamu düzenine 'açıkça' aykırılık teşkil edeceği anlamına gelmez. Bu nedenle, boşanma sebebinin Türk hukukunda yer almaması, tek başına tanımaya engel değildir. (Kaynak: or.av.tr/yabanci-mahkeme-kararlarinin-taninmamasi-ve-tenfizi/)