Bir kira sözleşmesinde kiracı, kira bedellerini kiralayanın bizzat kendisine değil de, kiralayanın onayı olmaksızın oğlu ve gelininin banka hesaplarına ödemiştir. Bu ödemeler, borcu sona erdiren geçerli bir ifa olarak kabul edilebilir mi? İcra takibine itirazın kaldırılması davasında, kiracının bu ödemeleri İİK m. 269/c kapsamında geçerli bir belge ile ispat edip edemediğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/2199 E., 2015/1323 K. sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195379

Kira bedelinin ödenmesi, borçlar hukukuna göre bir borcun ifasıdır ve kural olarak alacaklıya (kiralayana) veya onun yetkili temsilcisine yapılmalıdır. Üçüncü bir kişiye yapılan ödemenin geçerli olabilmesi için alacaklının bu duruma önceden veya sonradan icazet (onay) vermesi gerekir. Somut olayda, kiracının ödemeleri kiralayanın bilgisi veya onayı dışında oğlu ve gelinine yapması, kiralayanı bağlayan geçerli bir ifa değildir. İcra takibine itirazın kaldırılması davasında ise kiracı, ödeme iddiasını İİK m. 269/c'de sayılan, noterlikçe düzenlenmiş, imzası ikrar edilmiş veya resmi makamlarca verilmiş belgelerle ispatlamak zorundadır. Banka dekontları, ödemenin yapıldığını gösterse de, paranın kiralayanın onayıyla bu kişilere gönderildiğini ispatlamaz. Yargıtay HGK'nın ilgili kararında da belirtildiği gibi, kiralayan tarafından kabul edilmeyen bu tür ödemelere itibar edilemez ve kiracı borcunu İİK m. 269/c'ye uygun bir belgeyle ispat edemediğinden, itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Kiralayanın bu durumu ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisiye-kiranin-odenmesi/)