5237 sayılı TCK'da düzenlenen bilişim suçları (TCK m. 243-245) ile niteliği itibarıyla internet veya bilişim sistemleri üzerinden işlenebilen diğer suçlar (örneğin, internetten hakaret, dolandırıcılık) arasındaki temel ayrım nedir? Siber suçların soruşturulmasında 'Whois sorgusu' ve 'servis sağlayıcısından IP adresi tespiti' gibi yöntemlerin hukuki delil toplamadaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195320

Ayrım, suçun konusundadır. TCK m. 243-245'te düzenlenen 'Bilişim Alanında Suçlar' (bir bilişim sistemine girme, sistemi engelleme, verileri yok etme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması) doğrudan bilişim sisteminin kendisini veya verileri hedef alan, o sisteme özgü suçlardır. İnternet üzerinden işlenen hakaret (TCK m. 125), tehdit (TCK m. 106), dolandırıcılık (TCK m. 158) gibi suçlar ise, bilişim sistemlerini sadece bir 'araç' olarak kullanan klasik suç tiplerinin nitelikli halleridir. Soruşturmada, 'Whois sorgusu' ile bir alan adının (domain) kime ait olduğu tespit edilir. 'Servis sağlayıcısından IP adresi tespiti' ise, suça konu paylaşımın yapıldığı internet bağlantısının hangi aboneye ait olduğunu ortaya çıkarır. Bu yöntemler, şüphelinin kimliğine ulaşmada ilk ve en önemli adımlardır. Ancak tek başlarına mahkumiyet için yeterli olmayıp, dijital materyal incelemesi gibi diğer delillerle desteklenmeleri gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/bilisim-suclari-nereye-sikayet-edilir/)