Kredi borcu olan bir kişinin vefat etmesi durumunda, kredi borcunun hukuki akıbeti ne olur? Mirasçıların bu borçtan sorumluluğu ile varsa hayat sigortası poliçesinin bu borca etkisini, 'külli halefiyet' ilkesi ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/26289 E. sayılı kararı çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195293

Türk Medeni Kanunu'na göre miras, bir kül (bütün) halindedir. Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte onun haklarına (aktifler) ve borçlarına (pasifler) kendiliğinden, kişisel ve müteselsil olarak sahip olurlar (külli halefiyet). Dolayısıyla, ölen kişinin kredi borcu, mirasçılarına geçer ve mirasçılar bu borçtan tüm malvarlıklarıyla sorumlu olurlar. Ancak, kredi alınırken 'hayat sigortası' yapılmışsa durum değişir. Hayat sigortası, kredi borcunu teminat altına alır. Bu durumda banka (alacaklı), borcun tahsili için doğrudan mirasçılara başvuramaz. Yargıtay 13. HD'nin 2016/26289 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bankanın öncelikle sigorta şirketine başvurarak alacağını poliçe limitleri dahilinde tahsil etmesi zorunludur. Bu, mirasçılar aleyhine dava veya takip başlatılabilmesi için bir 'dava şartı' niteliğindedir. Banka, ancak sigorta poliçesinin yetersiz kaldığı bakiye alacak için mirasçılara başvurabilir. Mirasçılar, yasal süre içinde 'reddi miras' yaparlarsa hem haklardan hem de borçlardan feragat etmiş olurlar ve kredi borcundan sorumlu tutulmazlar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/olen-kisinin-kredi-borcu-ne-olur/)