Bir trafik kazasında, olay yerinde yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor arasında çelişki olması durumunda, mahkeme hangi rapora öncelik vermelidir? `barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-67-bilirkisi-raporu-uzman-mutalaasi.html` metnindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararının yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195251

Mahkeme, bu raporlardan herhangi birine otomatik olarak öncelik veremez. `barandogan.av.tr`'deki Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararının yaklaşımı, mahkemenin raporları 'oluşa uygunluk' ve 'dosyadaki diğer delillerle tutarlılık' açısından değerlendirmesi gerektiğidir. Kararda, hem Adli Tıp Kurumu raporunun hem de keşif sonrası sunulan bilirkişi raporunun 'oluşa uygun düşmediği' ve bu nedenle 'itibar edilemeyeceği' belirtilmiştir. Bu, mahkemenin raporları körü körüne kabul etmemesi, aksine onları dosyadaki diğer delillerle (somut olayda tanık beyanı, araçlardaki kazıntı izleri gibi) karşılaştırarak bir bütün halinde takdir etmesi gerektiğini gösterir. Adli Tıp Kurumu, genellikle uzmanlık gerektiren tıbbi konularda üst bilirkişi olarak kabul edilse de, kusur tespiti gibi hukuki değerlendirme içeren konularda veya olay yeri incelemesi gibi teknik konularda verdiği raporlar mutlak doğru kabul edilmez. Eğer iki rapor çelişiyorsa ve her ikisi de dosyadaki somut verilerle uyumsuzsa, mahkeme bu çelişkiyi gidermek için yeni bir bilirkişi heyetinden, özellikle olay yeri incelemesi, trafik ve makine mühendisliği gibi farklı uzmanlıkları bir araya getiren bir rapor almalıdır. Nihai karar, raporlardan birini değil, dosyadaki tüm delilleri mantıksal bir bütünlük içinde değerlendiren hakimin gerekçeli takdirine dayanmalıdır.