Ceza yargılamasında, tarafların kanun yoluna başvuru hakkından 'ilamın tebliğinden önce' feragat edememesi kuralı (HMK m. 349'un kıyasen uygulanması), `barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-349-basvurma-hakkindan-feragat.html` metnindeki Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararında hangi temel ilkeye dayandırılmıştır?
Metindeki Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararında bu kural, 'henüz doğmamış bir haktan feragat edilemeyeceği' temel hukuk ilkesine dayandırılmıştır. Kararda, 'ilamın tebliğinden önce temyiz süresinin işlemeye başlamayacağı ve henüz doğmamış bir haktan da feragat edilemeyeceği, bu durumda davalının temyizden feragatına sonuç bağlanamayacağı açıktır' denilmektedir. Bu ilkenin mantığı şudur: Kanun yoluna başvuru hakkı, aleyhe bir hükmün varlığı ve bu hükmün içeriğinin (gerekçesiyle birlikte) tam olarak öğrenilmesiyle somutlaşır ve 'doğar'. Karar tebliğ edilmeden önce, taraf kararın hukuki ve fiili gerekçelerini, hangi delillere dayandığını, aleyhine olan yönlerin ne olduğunu tam olarak bilemez. Bu nedenle, içeriği bilinmeyen bir karara karşı kanun yoluna gitme hakkı henüz tam olarak doğmamış sayılır. Dolayısıyla, bu aşamada yapılan bir feragat, hukuken sonuç doğurmayan, geçersiz bir işlemdir. Bu kural, tarafların adil yargılanma hakkının bir parçası olan kanun yolu hakkını, aceleci ve bilinçsiz kararlara karşı korumayı amaçlar.