5237 sayılı TCK'ya göre 'kasten yaralama' suçu (TCK m. 86) ile 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçu (TCK m. 87) arasındaki temel fark, failin kastının neye yönelik olduğudur? `www.zulkufarslan.av.tr/kasten-yaralama-yuzde-sabit-iz/` metnindeki kanun maddesi alıntılarından yola çıkarak açıklayınız.
Bu iki suç arasındaki temel fark, failin kastının kapsamıdır. TCK m. 87, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç'un tipik bir örneğidir. - Kasten Yaralama (TCK m. 86): Bu suçta failin kastı, mağdurun 'vücuduna acı vermek veya sağlığını ya da algılama yeteneğini bozmaya' yöneliktir. Fail, basit bir yaralama eylemini gerçekleştirmeyi amaçlar. - Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK m. 87): Bu durumda failin başlangıçtaki kastı yine yaralamaya yöneliktir. Ancak, bu yaralama fiili sonucunda, failin kastettiğinden daha ağır ve farklı bir netice ortaya çıkar. Failin bu ağır neticeye (örneğin, yüzde sabit iz, organ kaybı, ölüm) ilişkin bir kastı yoktur, ancak en azından 'taksirle' hareket etmiş sayılması gerekir (TCK m. 23). `www.zulkufarslan.av.tr`'deki metinde TCK m. 87'nin başlığı 'Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' olarak belirtilmiştir. Fail, mağdurun yüzüne bira bardağı fırlatırken onu yaralamayı kastetmiştir; yüzünde kalıcı bir iz bırakmayı veya onu öldürmeyi özel olarak kastetmiş olması aranmaz. Ancak bu eylemi sonucunda, kastını aşan bir şekilde yüzde sabit iz neticesi meydana gelirse, bu ağır neticeden de sorumlu tutulur ve cezası TCK m. 87 uyarınca artırılır. Eğer fail en baştan itibaren yüzde sabit iz bırakmayı veya öldürmeyi hedefleseydi, o zaman suçun niteliği kasten yaralama değil, duruma göre TCK m. 82/1-h (tasarlayarak öldürmeye teşebbüs) veya TCK m. 87'nin kastla işlenmesi olarak daha farklı değerlendirilebilirdi.