Bir davanın ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmesi ve bu kararın istinaf tarafından da onanması (esastan reddi) üzerine, Yargıtay'a temyiz başvurusu yapıldığında, Yargıtay'ın kararı 'aleyhe bozma yasağı' ilkesi çerçevesinde nasıl şekillenir? `www.calinokcuhukuk.com/hukuk-davalarinda-temyiz/` metnindeki kuralı ve istisnalarını belirtiniz.
`www.calinokcuhukuk.com`'daki metinde belirtildiği gibi, temyiz incelemesinde 'aleyhe bozma yasağı' ilkesi geçerlidir. Bu ilke, HMK m. 370'de düzenlenmiştir ve kural olarak, 'taraflardan yalnızca birinin temyiz yoluna başvurması durumunda kararın bu kişinin aleyhine bozulmayacağını' ifade eder. Örneğin, 100.000 TL'lik bir alacak davasında mahkeme 40.000 TL'ye hükmetmiş ve sadece davalı (borçlu) bu kararı temyiz etmişse, Yargıtay, davacının alacağının aslında 60.000 TL olduğuna kanaat getirse bile, kararı davalı aleyhine 'daha fazla borçlu olduğuna' hükmederek bozamaz. Sadece davalının temyiz nedenlerini inceler. Ancak metinde de 'Bu kuralın istisnaları olmakla birlikte' denilerek, bu yasağın mutlak olmadığına işaret edilmiştir. Aleyhe bozma yasağının istisnaları, 'kamu düzenine' ilişkin hukuka aykırılıklardır. Örneğin, mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olması, taraf ehliyetinin bulunmaması, kesin hükmün varlığı gibi davanın temelini sarsan ve mahkemece resen dikkate alınması gereken bir usul hatası varsa, Yargıtay sadece bir taraf temyiz etmiş olsa bile, kararı temyiz eden tarafın aleyhine de olsa bozabilir.