İdari yargıda 'yürütmenin durdurulması' kararının verilebilmesi için İYUK m. 27'de aranan iki koşul nedir? (`kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-52-madde-iyuk/` metninde bu maddeye yapılan atıftan yola çıkarak belirtiniz.)
`kadimhukuk.com.tr`'deki metinde, İYUK m. 52 tartışılırken, davanın reddi kararına karşı temyiz aşamasında yürütmenin durdurulmasının İYUK m. 27'deki koşullara bağlı olduğu belirtilmiştir. İYUK m. 27'ye göre, bir idari işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki koşulun 'birlikte' gerçekleşmesi zorunludur: 1) İdari İşlemin Açıkça Hukuka Aykırı Olması: Davaya konu olan idari işlemin, ilk bakışta ve ciddi bir incelemeye gerek kalmaksızın hukukun temel kurallarına, kanuna veya yönetmeliğe aykırı olduğunun anlaşılması gerekir. Basit bir hukuka aykırılık şüphesi yeterli değildir, aykırılığın 'açık' olması aranır. 2) Telafisi Güç veya İmkânsız Zararların Doğması: İdari işlem uygulanmaya devam ederse, dava sonunda haklı çıksa bile davacının telafi edemeyeceği veya çok zor telafi edeceği nitelikte zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunması gerekir. Örneğin, bir memurun görevden alınması, bir binanın yıkım kararı, bir şirketin faaliyetten men edilmesi gibi durumlar bu kapsama girer. Mahkeme, bu iki şartın aynı anda var olduğuna kanaat getirirse yürütmenin durdurulmasına karar verebilir.