5237 sayılı TCK'nın 87/1-c maddesinde düzenlenen 'yüzde sabit iz' kavramı, sadece estetik bir kusuru mu ifade eder, yoksa işlevsel bir bozukluğu da kapsayabilir mi? (Bu soru, `www.zulkufarslan.av.tr/kasten-yaralama-yuzde-sabit-iz/` metnindeki tanımın yorumlanmasına dayalı bir analiz sorusudur.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195146

TCK m. 87/1-c'deki 'yüzde sabit iz' kavramı, öncelikli olarak estetik bir kusuru ifade eder. `www.zulkufarslan.av.tr`'deki metinde yapılan tanım da tamamen bu estetik görünüm üzerine odaklanmıştır: 'yüz sınırları içerisinde oluşan yaranın iyileştikten sonra bıraktığı iz, gün ışığında veya iyi aydınlatılmış bir ortamda, insanlar arası sözel diyalog mesafesinden (1-2 metre) ilk bakışta belirgin bir şekilde fark edilebilir durumda ise yüzde sabit izden bahsedilir.' Bu tanım, iz'in kalıcılığına ve dışarıdan algılanabilirliğine vurgu yapmaktadır. Ancak, bu durum işlevsel bir bozukluğu dışlamaz. Eğer yüzde meydana gelen yaralanma, hem sabit bir ize (skar dokusu) hem de o bölgedeki bir organın veya kasın işlevini sürekli olarak zayıflatan veya yitiren bir sonuca (örneğin, bir göz kapağının tam kapanamaması, dudak kenarında sürekli bir his kaybı veya mimik kaslarında kalıcı hasar) yol açmışsa, bu durum TCK m. 87'nin diğer bentleri kapsamında da değerlendirilebilir. Örneğin, TCK m. 87/2-a 'duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına' veya TCK m. 87/2-b 'yüzünün sürekli değişikliğine' neden olma durumları da gündeme gelebilir. 'Yüzde sabit iz' (m. 87/1-c) ile 'yüzün sürekli değişikliği' (m. 87/2-b) arasındaki fark, ikincisinin daha ağır, yüzün genel ifadesini ve simetrisini bozan, daha ciddi bir estetik ve anatomik değişiklik olmasıdır. Kısacası, 'yüzde sabit iz' temelde estetik bir kavramdır, ancak aynı fiil daha ağır bir işlevsel bozukluğa da yol açmışsa, daha ağır cezayı öngören diğer nitelikli haller uygulanabilir.