Türkiye Cumhuriyeti'nde uygulanan hukuk sisteminde, Anayasa Mahkemesi'nin bir kanun maddesini iptal eden kararının hukuki niteliği ve bağlayıcılığı nedir? `sen.av.tr/tr/makale/hdpnin-kapanmasi-halinde-kapatilma-davasi-duser-mi` metninde bu konuda hangi anayasal ilkelere atıf yapılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195133

Anayasa Mahkemesi'nin bir kanun maddesini iptal eden kararının hukuki niteliği, o kanun maddesini yürürlükten kaldıran ve herkes için bağlayıcı olan nihai bir yargı kararıdır. Anayasa'nın 153. maddesi, AYM kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağladığını hükme bağlar. `sen.av.tr`'deki metin, bu bağlayıcılığı kabul etmekle birlikte, AYM kararının yorumlanmasında ve uygulanmasında diğer anayasal ilkelerin göz ardı edilemeyeceğini savunmaktadır. Metinde, AYM'nin SPK m. 108'i iptal etmesine rağmen, kapatma davasının devam etmesi gerektiği savunulurken şu anayasal ilkelere atıf yapılmaktadır: 1) Anayasanın Üstünlüğü (Anayasa m. 11): AYM'nin iptal kararı önemli olmakla birlikte, bu karar Anayasa'nın kendisinden (örneğin m. 68 ve 69) üstün değildir. Eğer bir konuda doğrudan ve açık Anayasa hükümleri varsa, AYM'nin bir kanun maddesini iptal gerekçesi, bu Anayasa hükümlerini işlevsiz kılacak şekilde yorumlanamaz. 2) Yargının Kanuna ve Anayasaya Bağlılığı (Anayasa m. 138/1): Metin, 'Anayasa ve kanunların hakimleri bağlayıcılığı yönünden de Anayasa m.138/1 hükümleri açıktır' diyerek, Anayasa Mahkemesi dahil tüm yargı organlarının öncelikle Anayasa'nın bütünüyle bağlı olduğunu hatırlatmaktadır. Bu çerçevede yazar, AYM'nin iptal kararının, Anayasa'nın siyasi parti kapatmaya ilişkin diğer amir hükümlerini (m. 69) ve yürürlükteki diğer kanunları (SPK m. 110/3) ortadan kaldırmadığını, dolayısıyla davanın bu hükümler temelinde devam etmesi gerektiğini savunmaktadır.