Bir ceza davasında, mahkemenin bilirkişi raporu ile uzman mütalaası (özel bilirkişi raporu) arasında bir çelişki tespit etmesi durumunda, bu çelişkiyi gidermek için hangi yollara başvurabilir? (Bu soru, `barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-67-bilirkisi-raporu-uzman-mutalaasi.html` ve `www.zulkufarslan.av.tr/kasten-yaralama-yuzde-sabit-iz/` metinlerindeki ilkelerden yola çıkarak, hakimin rolüne odaklanan bir analiz sorusudur.)
Mahkeme, birbiriyle çelişen resmi bilirkişi raporu ve uzman mütalaası ile karşılaştığında, bu çelişkiyi gidermekle yükümlüdür. Çünkü hüküm, çelişkili delillere dayandırılamaz. Hakimin başvurabileceği yollar şunlardır: 1) Ek Rapor İstemek (CMK m. 67/5): Mahkeme, çelişkinin nereden kaynaklandığını belirterek, atanmış olan resmi bilirkişiden çelişkiyi giderici bir 'ek rapor' sunmasını isteyebilir. 2) Bilirkişileri ve Uzmanı Dinlemek: Mahkeme, en etkili yollardan biri olarak, raporu düzenleyen bilirkişileri ve mütalaayı sunan uzmanı duruşmaya çağırarak onlara sorular sorabilir ve raporlarındaki çelişkili hususları yüz yüze tartışmalarını sağlayabilir. Bu şekilde çelişkinin nedeni ve doğru olan görüş ortaya çıkabilir. 3) Yeni Bir Bilirkişi veya Heyet Atamak: Mevcut bilirkişilerden alınan ek rapora veya duruşmadaki beyanlara rağmen çelişki giderilemiyorsa, mahkeme konunun yeniden incelenmesi için önceki bilirkişilerle ilgisi olmayan 'yeni bir bilirkişi' veya 'bilirkişi heyeti' atayarak, dosyayı bu yeni heyete tevdi edebilir. `www.zulkufarslan.av.tr`'deki YCGK kararında olduğu gibi, usulüne uygun alınmamış veya 'oluşa uygun düşmeyen' raporlara itibar edilmemesi ve gerekiyorsa yeni rapor alınması, mahkemenin maddi gerçeğe ulaşma görevinin bir parçasıdır. Mahkeme, bu yollara başvurmadan, çelişkili raporlardan birini keyfi olarak tercih edemez; ederse bu durum adil yargılanma hakkının ihlali ve bozma nedeni olur.