Kasten yaralama suçunun 'silahla' işlenmesi (TCK m. 86/3-e), suçun takibi açısından ne gibi bir sonuç doğurur? `www.zulkufarslan.av.tr/kasten-yaralama-yuzde-sabit-iz/` metninde yer alan kanun maddesi alıntılarından yola çıkarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195128

Kasten yaralama suçunun 'silahla' işlenmesi, suçun takibi açısından en önemli sonucu, suçu 'şikayete bağlı olmaktan' çıkarmasıdır. `www.zulkufarslan.av.tr`'deki metinde yer alan TCK m. 86'nın alıntılanan fıkralarından bu sonuç çıkarılmaktadır: - TCK m. 86/2, yaralamanın 'basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde' suçun takibinin 'mağdurun şikâyeti üzerine' yapılacağını belirtir. Bu, basit yaralamanın temel halinin şikayete tabi olduğunu gösterir. - TCK m. 86/3 ise, kasten yaralama suçunun nitelikli hallerini sayarken (e bendinde 'silahla' işlenmesi hali de vardır), bu hallerde 'şikayet aranmaksızın' soruşturma ve kovuşturma yapılacağını ve cezanın yarı oranında artırılacağını hükme bağlamıştır. Dolayısıyla, normalde şikayete tabi olan basit bir yaralama eylemi (örneğin bir tokat atma), eğer bir 'silah' (bıçak, sopa, hatta metindeki örnekte olduğu gibi kırık bira bardağı vb.) kullanılarak işlenirse, artık şikayete tabi olmaktan çıkar ve Cumhuriyet Savcılığı, mağdur şikayetçi olmasa veya şikayetini geri alsa bile soruşturmayı ve kovuşturmayı resen yürütmek zorunda kalır.