2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 108. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasına rağmen, hakkında kapatma davası açılan bir partinin kendiliğinden fesih kararı almasının, davanın hukuki sonuçlarını neden ortadan kaldırmadığını `sen.av.tr/tr/makale/hdpnin-kapanmasi-halinde-kapatilma-davasi-duser-mi` metnindeki Anayasa ve kanun hükümlerine dayanarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195123

Metindeki analize göre, SPK m. 108'in iptali, kapatma davasının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Çünkü bu sonuçlar, iptal edilen kanun maddesinden değil, doğrudan Anayasa'dan ve yürürlükteki diğer kanun hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Gerekçeler şunlardır: 1) Anayasal Hükümlerin Üstünlüğü (Anayasa m. 69): Bir siyasi partinin temelli kapatılmasının sonuçları (başka ad altında kurulamama, üyelerine 5 yıl siyaset yasağı getirilmesi) Anayasa'nın 69. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bir partinin, basit bir fesih kararıyla Anayasa'da öngörülen bu ağır yaptırımlardan kurtulması, 'Anayasanın üstünlüğü' (Anayasa m. 11) ilkesine aykırı olur. Kapatma davası, sadece tüzel kişiliğin sona erdirilmesini değil, aynı zamanda bu Anayasal yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağını karara bağlamayı hedefler. 2) Yürürlükteki Kanun Hükmü (SPK m. 110/3): Metinde de vurgulandığı gibi, SPK m. 110/3 yürürlüktedir ve 'Kapatılması için hakkında... dava açılmış olan bir siyasi parti, kapanma... kararı aldığı takdirde, soruşturma veya dava sonuçlanıncaya kadar devir işlemi yapılmaz' hükmünü içerir. Bu madde, davanın en azından partinin malvarlığı yönünden devam ettiğini ve fesih kararının davanın hukuki sonuçlarını askıya aldığını göstermektedir. Dolayısıyla, AYM'nin m. 108'i iptal gerekçesi (partinin kapanma iradesine ölçüsüz müdahale), Anayasa'da düzenlenen ve kamu düzenini ilgilendiren 'siyasi yasak' gibi sonuçların tartışılmasına ve karara bağlanmasına engel teşkil etmez. Dava, bu hukuki sonuçları itibarıyla devam eder.