5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.105/A'da düzenlenen 'denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı' müessesesinde, hükümlü lehine olan kanunun uygulanması ilkesi geçerli midir? `sen.av.tr/tr/makale/tekerrurde-lehe-kanun-uygulamasi` metnindeki yazarın görüşünü ve Yargıtay uygulamasını açıklayınız.
Metindeki yazarın görüşüne göre, denetimli serbestlik müessesesinde 'lehe uygulama' ilkesi geçerli olmalıdır. Yazar, TCK m. 7/3'te denetimli serbestliğin açıkça sayılmamasına rağmen, bu kurumun 'koşullu salıverilmeye bağlı bir müessese olduğu' ve 'hükümlünün cezaevinde geçireceği süreyi' doğrudan etkilediği için istisnai olarak lehe kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Yargıtay uygulaması da bu görüşü destekler niteliktedir. Metinde belirtildiği ve dipnotta Yargıtay kararlarına atıf yapıldığı üzere, Yargıtay, suç tarihi itibarıyla cezasının infazı mülga 647 sayılı Kanuna göre yapılan (yani koşullu salıverilmesi daha lehe olan) hükümlülerin de, sonradan 5275 sayılı Kanun m. 105/A ile getirilen denetimli serbestlik kurumundan faydalanabileceğini kabul etmektedir. Bu uygulama, infaz rejiminde kural olan 'derhal uygulama' ilkesine, hükümlünün özgürlüğünü doğrudan etkileyen denetimli serbestlik kurumu lehine önemli bir istisna getirmektedir. Bu sayede hükümlü, hem eski kanunun lehe olan koşullu salıverilme oranından hem de yeni kanunun getirdiği denetimli serbestlik imkanından aynı anda yararlanabilmektedir.