6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi uyarınca, HMK m. 349'da düzenlenen 'istinaftan feragat'e ilişkin kuralların temyiz kanun yolu için de uygulanması ne anlama gelmektedir? `barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-349-basvurma-hakkindan-feragat.html` metnindeki Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararından yola çıkarak açıklayınız.
HMK m. 366'nın 'Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır' hükmü, istinaf için öngörülen belirli usul kurallarının temyiz süreci için de geçerli olduğu anlamına gelir. `barandogan.av.tr`'deki Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararı, bu kıyasen uygulamanın en net örneklerinden birini sunmaktadır. HMK m. 349/1, 'Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez' demektedir. HMK m. 366 sayesinde bu kural, temyiz için de geçerli olur ve şu şekilde okunur: 'Taraflar, (Bölge Adliye Mahkemesi) ilamının kendilerine tebliğinden önce, temyiz yoluna başvurma hakkından feragat edemez.' Yargıtay kararındaki somut olayda, davalı taraf, ilk derece mahkemesi kararını temyiz etmekten henüz gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeden feragat etmiştir. Yargıtay, HMK m. 366 yollamasıyla HMK m. 349/1'i uygulayarak, 'ilamın tebliğinden önce temyiz süresinin işlemeye başlamayacağı ve henüz doğmamış bir haktan da feragat edilemeyeceği' gerekçesiyle bu feragate hukuki bir sonuç bağlamamış ve davalının temyiz hakkının devam ettiğine karar vermiştir. Kısacası, m. 366, kanun yoluna başvuru hakkını koruyan m. 349'daki güvencenin, istinaftan sonraki aşama olan temyiz için de aynen geçerli olmasını sağlamaktadır.