Yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için, kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında 'karşılıklılık (mütekabiliyet)' şartının hukuki anlamı nedir ve bu şartın aranmadığı istisnai durumlar var mıdır? (Bu soru, verilen metinlerde doğrudan yer almamakla birlikte, MÖHUK'un temel prensiplerinden biridir ve `or.av.tr`'deki tenfiz şartları listesiyle ilişkilendirilebilir bir 'boşluk doldurma' sorusudur.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195073

Karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı, MÖHUK m. 54/1-a'da düzenlenen bir tenfiz şartıdır ve yabancı bir mahkeme kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için, o kararın verildiği ülke hukukunda da Türk mahkeme kararlarının tenfiz edilmesine olanak tanıyan bir kanun hükmünün veya fiili bir uygulamanın bulunması anlamına gelir. Yani, 'sen benim kararımı tanırsan, ben de senin kararını tanırım' ilkesine dayanır. Bu şart, devletlerin egemenlik eşitliği prensibinin bir yansımasıdır. Karşılıklılık, 'ahdi (sözleşmesel)', 'kanuni' veya 'fiili' olabilir. Fiili karşılıklılık, iki ülke arasında bir sözleşme veya kanun olmasa bile, uygulamada karşılıklı olarak kararların tenfiz edilmesidir. Bu şartın aranmadığı istisnai durumlar da vardır. En önemli istisna, tenfiz talebinin şahıs hukukuna (örneğin boşanma, velayet, vesayet) ilişkin olması ve davacının Türk vatandaşı olması durumudur. Eğer bir Türk vatandaşı, yabancı bir mahkemeden aldığı boşanma kararının Türkiye'de tenfizini (veya tanınmasını) istiyorsa, kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık olup olmadığına bakılmaz. Bu istisnanın amacı, Türk vatandaşlarının kişisel statülerini ilgilendiren hukuki belirsizlikleri gidermek ve onları mağdur etmemektir. Ayrıca, Türkiye'nin taraf olduğu ve karşılıklılık şartını kaldıran uluslararası sözleşmeler (örneğin Lahey Sözleşmeleri) de bu kurala istisna teşkil eder.