Kasten yaralama suçunda, yaranın 'yüzde sabit iz' niteliğinde olup olmadığına dair adli tıp raporu alınırken, bu değerlendirmenin hangi koşullarda ve ne kadar süre sonra yapılması gerektiğini `www.zulkufarslan.av.tr/kasten-yaralama-yuzde-sabit-iz/` metnindeki YCGK kararı ve adli tıp uygulamaları ışığında belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195065

Metindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ve atıf yapılan adli tıp uygulamalarına göre, bir yaralanmanın 'yüzde sabit iz' niteliğinde olup olmadığının tespiti için yapılacak değerlendirmenin koşulları şunlardır: 1) Süre Koşulu: Değerlendirmenin, yaranın iyileşme sürecinin tamamlanması için olay tarihinden itibaren 'en az altı ay sonra' yapılması esastır. Hekim, yaranın durumuna göre gerek görürse bu süreyi uzatabilir. YCGK kararında, 5 ay 11 gün sonra düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağı açıkça belirtilmiştir. 2) Muayene Koşulları: Muayenenin, izin belirginliğini doğru tespit edebilmek için 'gün ışığında veya iyi aydınlatılmış bir ortamda' yapılması gerekir. 3) Değerlendirme Mesafesi: İzin sabit iz sayılıp sayılmayacağına karar verilirken, 'insanlar arası sözel diyalog mesafesinden (1-2 metre)' bakıldığında, izin 'ilk bakışta belirgin bir şekilde fark edilebilir' olup olmadığı kriter olarak alınır. Çok dikkatli bakıldığında fark edilen veya sadece yakından görülebilen izler, sabit iz olarak kabul edilmez. Bu koşullara uyulmadan hazırlanan bir rapor, hukuken geçerli kabul edilmez ve böyle bir rapora dayanılarak TCK m. 87/1-c'den (nitelikli hal) hüküm kurulması bozma nedenidir.